Skip to content Skip to footer

Bir gün önce Ayvalık ve Dikili’de ciddi hasara yol açan fırtına benzeri aşırı hava olaylarının sayısı son 10 yılda iki katına çıktı. İklim krizi durdurulamazsa aşırı hava olaylarının sayısı ve şiddeti artacak.

Bir gün önce başta Ayvalık ve Dikili ilçelerini etkileyen fırtına, Türkiye’de görülen aşırı hava olaylarına bir yenisini daha ekledi. Saatte 80 kilometre hıza erişen fırtına onlarca teknenin batmasına ve birçok yapıda hasara neden oldu. Can kaybı olmaması nedeniyle ucuz atlatılan fırtına ve yağış, bir kez daha mevcut altyapının iklim kriziyle şiddetlenen aşırı hava olaylarının etkilerini göğüslemekte geride kaldığını gösterdi. Türkiye’de görülen aşırı hava olaylarının sayısı 10 yılda iki katına çıktı.

Aşırı hava olayları 2020’de rekor kırdı

Bilimsel çalışmalar, kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan iklim krizinin bir sonucu olarak aşırı hava olaylarının sayısı, sıklığı ve şiddetinde artış görüleceği konusunda bizleri uzun zamandır uyarıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne ait veriler de bu uyarıların doğruluğunu gösterir nitelikte. 2020 yılında Türkiye’de 984 aşırı hava olayı görülürken, 2019 yılında bu rakam 935, 2018 yılında ise 840’tı. 2010 yılında ise bu rakam neredeyse 2020’nin yarısı, 556 kadardı. 2020 yılında kaydedilen aşırı hava olaylarının yüzde 30’u şiddetli yağış/sel,yüzde 27’si fırtına ve yüzde 23’ü dolu olmuştu.

Ekosfer Derneği Kampanyalar Direktörü Özgür Gürbüz, Türkiye’de görülen aşırı hava olaylarının sayısının her yıl arttığına dikkat çekerek, iklim krizini durdurmak veya yavaşlatmakta geciktiğimiz her yıl sorunu da büyütüyor diyor. Gürbüz, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Her aşırı hava olayının kaynağı iklim krizi olmasa da, iklim krizinin bu hava olaylarının sıklığını, şiddetini ve sayısını artırdığını biliyoruz. Daha önceki fırtınalara dayanan çatılarımız artık dayanmıyor. Kentlerde görmeye alışmadığımız dolu felaketleriyle yaşamak zorunda kalıyoruz. Hortumlar kıyılara ve iç bölgelere yaklaşmaya başladı. Hiçbiri tesadüf değil ve altyapı açısından iklim krizine hazırlık yapmayan kentlerde can ve mal kaybının daha büyük olması ne yazık ki kaçınılmaz. Türkiye, Paris Anlaşması’nı onaylamaktan sokaklardaki tabelaları değiştirmeye kadar siyasetten uygulamaya, her alanda gerekeni yapmazsak bugün Ege’de gördüğümüz felaketin bir benzerini yarın başka bir bölgede göreceğiz.”.

Editöre Notlar:

Bu bağlantıdan erişebileceğiniz Ferda Çağlayan imzalı fotoğrafları kullanabilirsiniz.

48 sivil toplum örgütünün çağrıcı olduğu “Türkiye Paris İklim Anlaşması’nı Onaylasın” adlı kampanyaya change.org/parisionayla adresinden erişebilirsiniz. İmza kampanyasına şu ana kadar 20 bine yakın kişi katıldı.

© Ekosfer 2021

Bu internet sitesi, Sivil Toplum için Destek Vakfı, European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation desteğiyle Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğinden yalnızca Ekosfer Derneği sorumlu olup, herhangi bir şekilde destekçi kurumların görüşlerini yansıtmamaktadır.