Skip to content Skip to footer

Türkiye’de ilk vakanın bir buçuk yıl önce görüldüğü koronavirüs salgınının kömür üretimini de vurduğu ortaya çıktı. 2019 yılında 83 milyon tonu geçen Türkiye’deki linyit üretimi, 2020 yılında yüzde 25 oranında düşerek 63 milyon tona geriledi. Salgın koşullarına bağlanan bu gerileme ile Türkiye linyit üretimi uzun bir aradan sonra yeniden düşüşe geçti ve 2014 yılındaki seviyeye geldi. 

Taşkömürü üretiminde düşüş sürüyor

Güncellenen Türkiye’de Kömür sitesinde yer alan veriler, taşkömürü üretiminin de gerileyerek 2020 yılında 1 milyon 65 bin tona düştüğünü gösteriyor. Taşkömürü üretimi bir önceki yıl 1 milyon 206 bin tondu.

İthal kömürün yarısı termik santrallara gidiyor

Türkiye Kömür İşletmeleri’nin “Kömür (Linyit) Sektör Raporu”’nda üretimdeki gerilemenin salgından kaynaklandığı belirtiliyor. 2020 yılı verilerine göre Türkiye’de elektrik üretiminin yüzde 12’si linyit kömürü yakan termik santrallardan karşılanıyor. İthal kömürle çalışan santralların elektrik üretimindeki payı ise yüzde 20. 2020 yılında yerli kömür üretimi düşerken ithal kömür tüketimi artmaya devam etti. İthal edilen taşkömürün yarısı da termik santrallarında yakıldı. 10 yıl önce ithal kömürün termik santrallarda kullanım oranı yüzde 20’ydi.

Kömürdeki belirsizlikler artıyor

Yerli kömür üretiminin salgından ciddi şekilde etkilendiği görülüyor. Bu da kömür üretimi konusundaki belirsizliklere bir yenisini ekliyor. Yerli kömür için görmezden gelinen çevresel sorunlar ve iklim krizi, dönüp dolaşıp ithal kömür ve doğalgaza yarıyor. Termik santrallerin üretiminin çevresel eksiklikler ve itirazlar nedeniyle durdurulması, kömürün yenilenebilir enerji karşısında ekonomik açıdan pahalı kalması, salgın, kaza gibi nedenlerden dolayı üretimde yaşanan dalgalanmalar, kömürün güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynakları karşısındaki “güvenilir liman” algısını değiştirdi.

© Ekosfer 2021

Bu internet sitesi, Sivil Toplum için Destek Vakfı, European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation desteğiyle Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğinden yalnızca Ekosfer Derneği sorumlu olup, herhangi bir şekilde destekçi kurumların görüşlerini yansıtmamaktadır.