Skip to content Skip to footer

Paris Anlaşması’nı onaylayan Türkiye, 2053 yılı için de net sıfır emisyon hedefi koyduğunu açıkladı. Türkiye’nin net sıfır hedefine ulaşması için toplam seragazı emisyonunu yüzde 80 oranında azaltması gerekiyor.

Paris Anlaşması’na taraf olan ve TBMM’de ilgili kanun teklifini kabul eden Türkiye, 2053 yılında “net sıfır emisyon” hedefine ulaşacağını da beyan etti. 2053 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşılması için Türkiye’nin halihazırda 506 milyon tonu bulan seragazı emisyonlarını 32 yıl sonra 100 milyon ton civarına indirmesi ve kalan 100 milyon ton seragazının da ormanlar gibi yutak alanlar tarafından hapsedilerek net sıfır hedefine ulaşılması gerekiyor. Halbuki Paris Anlaşması kapsamında verilen mevcut taahhüt emisyonların 2030 yılında 929 milyon tona kadar çıkmasına izin veriyor. Hükümetin kömürden çıkma yönünde bir beyanının olmaması da 2053 hedefinin gerçekliği konusunda şüphe yaratıyor.

Emisyon artışı sürdükçe net sıfır hedefi zorlaşacak

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı onaylamasıyla resmiyet kazanan ulusal katkı beyanı, 2030 yılında emisyonların 929 milyon tonun altında kalmasını şart koşuyor. 2019 verilerine göre Türkiye’nin toplam seragazı emisyonu 506 milyon ton karbondioksit eşdeğeri. Eğer 2030’a kadar emisyon artışı sürer ve toplam emisyonlar 900 milyon ton civarına ulaşırsa, bu sefer de Türkiye’nin “net sıfır emisyon” hedefine ulaşması için kalan 23 yıl içinde seragazı emisyonlarını 800 milyon ton civarında azaltması gerekecek.

Yutak kapasitesi sadece 84 milyon ton

2019 sonunda Türkiye’nin toplam seragazı emisyonu 506 milyon ton, yutak kapasitesi ise 84 milyon tondu. Yutaklar hesaba katıldığında Türkiye’nin net seragazı emisyonu 422 milyon ton oluyor. Türkiye’nin yutak alanlarının tuttuğu emisyon miktarının 2015 ve 2017 yıllarında 100 milyon tona çıktığı düşünülerek, 2053’te yutak kapasitesinin 100 milyon ton olacağı kabul edilse bile önümüzdeki 30 yılda 400 milyon tondan fazla emisyon azaltımı yapılmak zorunda. Türkiye’nin 1990 yılı toplam emisyon miktarı 220 milyon tondu.

Yüzde 80 azaltım gerekiyor

“Yutak kapasitesinin 100 milyon tona çıktığını ve bugünden sonra emisyon artışı olmayacağını varsaysak bile, toplam emisyonun 506 milyon tondan 100 milyon tona inmesi, yani yüzde 80 oranında azalması gerekecek” diyen Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, “Paris beyanı eğer gerçek bir hesaba dayanıyor ve emisyon artışının devam etmesi bekleniyorsa 2053 hedefini yakalamak daha da zorlaşacak. Artış sürdükçe azaltmak daha da zorlaşacak. 2053 net sıfır hedefi, hangi çalışmaya, rapora dayanıyor bilmiyoruz. Bu hedefi ciddiye alacaksak vakit geçirmeden kömürden çıkış takvimi belirlemeli, kara ve havayoluna dayalı ulaşım politikalarına son vermeli, nükleer enerjiye harcanan kaynakları yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğine aktarmalıyız. Yoksa ‘net sıfır’ hedefi birkaç yıl içinde ‘net hayal’ hedefine dönüşür ve unutulur.” yorumunu yaptı.

Editöre Notlar:

Net sıfır emisyon nedir?

Çeşitli faaliyetlerle üretilen seragazı emisyonu miktarı kadar emisyonun, ormanlar gibi yutak alanlar veya başka yöntemlerle emilmesi böylece atmosfere sıfır emisyon bırakılması anlamına geliyor. 

Paris Anlaşması kapsamında Türkiye’nin verdiği taahhüt neydi?

Türkiye, Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanı’nda, 2012 yılında 430 milyon ton olan toplam sera gazı emisyonlarını, 2030 yılında gelindiğinde 929 milyon tonun altında tutacağını söylemişti. Bir başka deyişle seragazlarını azaltma değil, iki katından fazla artırma sözü vermişti. Paris Anlaşması’nı onaylarsa, Türkiye bu hedefi tutturmak zorunda kalacak. 2018 yılı emisyonları 506 milyon tonda kalan Türkiye’nin, 2030’a kadar hiç önlem almasa bile seragazı emisyon miktarını 700 milyon ton civarına çıkarabileceği tahmin ediliyor. 

© Ekosfer 2021

Bu internet sitesi, Sivil Toplum için Destek Vakfı, European Bank for Reconstruction and Development (EBRD) ve Turkey Mozaik Foundation desteğiyle Çevresel Sürdürülebilirlik Alanında Dijital Dönüşüm Fonu kapsamında hazırlanmıştır. İçeriğinden yalnızca Ekosfer Derneği sorumlu olup, herhangi bir şekilde destekçi kurumların görüşlerini yansıtmamaktadır.